Geçen hafta İtalya’da katıldığım Mille Miglia klasik otomobil yarışlarını yazdım. İlk defa 1927’de yapılan bu klasik otomobil yarışı çok cazip, zira katılan araçların sadece 1927-1957 yılları arasında üretilmiş olması gerekiyor, yani benden bile bir nesil evvel. Bu seçilmiş otomobillerin katıldığı start tam bir geçit resmi, şölen oluyor. Hayatta her şey, her an rekabet olmamalı, bazen de akışa bırakmalı insan kendini. Ben de bu defa öyle yaptım, yoldaşım Durgut Berberoglu ile 2007 model Alfa Romeo Breira kiraladık, cabriolet yani üstü açıktı. Brescia’da Mille Miglia startını izledikten sonra yarış güzergahını takip ederek Bologna’ya kadar geldik, gezdik oradan Pisa’ya geçtik.
Öğrendiğim Mille Miglia hikayelerini ve yarıştan enstantaneleri yazımda paylaştım. Yazmın kısa bir tanıtım vidyosu ve linki ekte.
Yarın Rönesans İtalya’sına gideceğiz. Sanatın geçmişi bugüne taşımayı nasıl başardığını, önce hangi isimlerin etkili olduğunu, sanatın nasıl tüm sokaklara yayılıp, nasıl şehirlerin bugün dahi havasını değiştirdiğini anlatacağım.
Yarın ve birkaç hafta sürecek yazılarımda gezi sırasında edindiğim beş önemli kaynaktan yararlandım. Jacob Burckhardt’ın The Civilization of the Renaissance in Italy (İtalya’da Rönesans’ın Medeniyeti), Robert C. Davis ve Beth Lindsmith’in Renaissance People: Lives That Shaped the Modern Age (Rönesans İnsanları: Modern Çağı Şekillendiren Hayatlar), Scott Nethersole’un Art of Renaissance Florence: A City and Its Legacy (Rönesans Floransası’nın Sanatı: Bir Şehir ve Mirası), Hans Belting’in Florence and Baghdad: Renaissance Art and Arab Science (Floransa ve Bağdat: Rönesans Sanatı ve Arap Bilimi). Rönesans’ın sosyal yapısından bireysel hikayelere, Floransa’daki sanat anlayışından İtalyan şehirlerinin estetiğine kadar geniş bir perspektif sunmaya gayret ettim.
Yarın saat 11.00’de tüm platformlarda görüşmek üzere.
Yazımın tamamı: https://muratulker.com/prestijli-ve-nostaljik-efsanevi-yaris-mille-miglia/