Geçen hafta konumuz reklamlarla ilgili idi. Dr. Roberth Heath, deneysel psikoloji ve bilişsel nörobilimdeki en son araştırmaları kullanarak REKLAMLARI GÖRMEZDEN GELMENİN, reklamlara hem bilinçaltı hem de yarı bilinçli düzeyde daha büyük bir güç kazandırabileceğini ortaya koymuş. “Bilinçaltını Ayartmak” eserinde de reklamların günlük kararlarımızı ne kadar etkilediğini ve bunun gerçekleştiğinin ne kadar az farkında olduğumuzu göstermeyi hedeflemiş. Yazar, kitabında neden en başarılı reklam kampanyalarının sevdiğimiz veya nefret ettiğimiz ya da ilginç veya yeni mesajlar içeren kampanyalar olmadığını, bilakis zahmetsizce bize ulaşan ve biz farkında olmadan davranışlarımızı etkileyebilen kampanyalar olduğunu detaylıca açıklıyor.
Dr.Heath’e göre “bir reklam ne kadar az ilgi görürse etkisi o kadar güçlü olur”. Ve ilginçtir hala 2025 yılında bile reklam üzerine yazılan her makale her kitap hala Robert Heath’ın bu kitabına atıf yapıyor. Ben de dijital çağda reklamcılık teorilerinin değişip değişmediğine yönelik sorgulamalar yaptım. Yazımın linki ve kısa bir tanıtım vidyosu ekte.
Yarınki yazım kapsamlı bir araştırmaya dayanıyor. Dixon ve McKenna, 2020 pandemi koşullarında hızla dijitalleşen satış ortamını fırsata çevirmişler. Zoom, Teams, Webex gibi platformlarda kaydedilen milyonlarca satış görüşmesini analiz etmek imkanı bulmuş. Bu görüşmelerden elde edilen ses kayıtları, otomatik sistemler ile yazılmış; dil işleme ve makine öğrenimi kullanılarak, bu metinlerden 8.300 adete yakın davranışsal ve dilsel faktör kodlanmış. Satışın sonucunda başarı ile korelasyonlu bu veriler üzerinden yapılan regresyon analizleri, kararsızlık davranışlarının ne zaman ortaya çıktığını ve nasıl yönetildiğini anlamaya yönelik kapsamlı bir şekilde sunulmuş. Araştırmacılar buradan yola çıkarak JOLT yöntemini geliştirmişler. Nedir bu JOLT derseniz yarın 11.00’de ne olduğunu öğrenmek üzere tüm platformlarda görüşmek üzere.
Yazımın tamamı: https://muratulker.com/bilincaltini-ayartmak/