Geçen hafta, Mutsuzluk, Mutluluğun Neresinde? başlıklı yazıma mutlu et mutlu ol benim hakikatim ama mutsuzluk da gerçek! diyerek başladım. #MutluEtMutluOl düşüncesi bizim için sadece bir slogan değil; insan ilişkilerinin, iş hayatının ve toplumsal yapının merkezine yerleştirdiğimiz bir anlayış. Ama hayat siyah / beyaz ve tonlarından ibaret, bazen üzgün, hayal kırıklığına uğramış, bazen de içimiz içimize sığmaz, mutlu oluruz.
Gerçek mutluluk yalnızca keyifli anların çoğaltılması değil, zor zamanların da anlamlandırılması ile mümkündür. Mutlu etmenin yolu her zaman neşeli olmaktan geçmez. Bazen bir insanın kederine kendi gönlünüzde yer açmak, onun mutsuzluğu ile barışmasını sağlamak büyük bir iyilik ve mutluluk kaynağı olabilir. Zira birinin mutsuzluğunu duymazdan gelmek, onu üzmek olur. Eğer muhatabımız ile gerçek ve anlamlı bir bağ kurmak istiyorsak, “yanındayım” demek çok daha kıymetlidir.
Yazımda WİLHELM SCHMİD’in MUTSUZ OLMAK – BİR YÜREKLENDİRME isimli kitabına yer verdim. Schmid modern bireyin varoluşsal sıkıntılarını romantize etmeden ele alıyor; felsefeyi gündelik hayatın içerine yerleştirmekte oldukça başarılı; insan doğasının çelişkilerini, modern toplumun dayattığı yapay mutluluk anlayışını ve insanın kendisiyle barışma sürecini anlamak isteyenler için fevkalade.
Hala okuyamayanlar için ekte yazımın kısa bir tanıtım vidyosu ve linki var.
Yarın “Bir toplumda yardım herkes için bir hak mı, ayrıcalık mı? Dayanışmanın ve yardımlaşmanın kökenini ve sınırlarını hangi değerler oluşturur? Bu soruların yanıtlarıyla biçimlenen sosyal politika toplumda kimlerin “bizden” sayıldığını belirler. Ayşe Buğra, Kapitalizm Tarihi İçinde Sosyal Politika isimli eserinde sosyal politikanın tarihsel seyri boyunca sorulara verilen cevapların değiştiğini ve bunun toplumsal düzenle olan ilişkilerini aktarıyor. Kendisi değerli bir bilim insanı kitapta çok güçlü bir tarihsel ve kurumsal analiz yapıyor ama insanı yalnızca Batı aklıyla okuyor. Oysa insan, farkında olsun olmasın, dinle, kültürle ve medeniyetle yoğrulmuş bir varlık. Sosyal politika bu kökleri dışarıda bırakarak eksik kalır, desem acaba ukalalık etmiş olur muyum? Yazımın devamını merak ediyorsanız, yarın saat 11.00’de tüm platformlarda buluşalım.
Yazımın tamamını okumak için: https://muratulker.com/husnu-hatime-yani-guzel-son/
Not: Vidyo yapay zeka tarafından seslendirilmiştir.