Geçen hafta “ÜRETİMİN GİZLİ DÜNYASI” başlıklı yazımda “Hep dijitali konuşuyoruz; bazılarımız dijital bir kimlik oluşturuyor, diğerleri işini dijitale taşıyor, iş yerlerinde dijital dönüşüm var.
Bugün modern dünyada en çok kullanılan laf dijital, ama tüm bunlar hayatımızın nasıl ve ne kadarını oluşturuyor?” , “Gerçek olan fiziksel üretim; telefon, kulaklık, kumanda, kapı kolu, sandalye, çanta, anahtar, çikolata, gofret… Aklınıza ne gelirse… Tümü planlanmış, üretim süreçleri çalışmış, pek çok kişinin emekleri ile var olmuş, farkında mıyız?” şeklinde sorular sordum. .
Hep online olmaktan, uzaktan çalışmaktan söz ediyoruz. Evet araçlar amaç haline gelmiş. Hizmet sektörünü konuşuyoruz hep, üretilmemiş bir şey yoksa neyi servis edeceğiz ki? Mesela turizm sektöründe başarı için o ülkenin mükemmel bir inşaat sektörü ve turisti en lüks şekilde ağırlayabilecek ürün sunumuna ihtiyaç vardır. Bunu destekleyecek bir sanayi sektörü yoksa, en azından bunları temin edecek zenginliğiniz olmalıdır.
Ama ne zaman bir eksiklik olsa farkına varıyoruz. Salgını hatırlayınız, rafların boşaldığı, aradığımızı bulamadığımız, ulaşamadığınız günler… 2021 yılında Süveyş Kanalı’ndaki krizde bir dev konteyner gemisi, kum fırtınası, kötü hava koşulları nedeniyle Süveyş Kanalı’nda kıyıya çarpmıştı; sevkiyat aksadı. Küresel ticarette günlük zarar 10 milyar doları bulmuştu. Bu taşıma kriziydi, ya üretimde veya hasatta olsaydı.
Yazımda Prof.Dr. Tim Minshall’ın How Things Are Made – A Journey Through the Hidden World of Manufacturing (Nasıl Yapılır? İmalatın Gizli Dünyasına Bir Yolculuk) adlı eserden yola çıkarak üretim süreçleri ve yerinden çalışma ile ilgili farkındalık kazandırmaya çalıştım. Tabii işin tarihsel, toplumsal boyutları var. Geçmişte üreticiyi bilirdik; terziyi, kasabı, fırıncıyı… Şimdi ise üretim dağınık, tedarik zinciri uzun ve kompleks! Ama biz siparişe tıklıyoruz, kapıya teslim, kusursuz çalışıyor.
Yazımın kısa bir tanıtım vidyosu ve linki ektedir.
Yarın ne yapıyoruz? GOYAlıyoruz. GOYA’yı biliyorsunuz; bizim yıllardır yaptığımız, işi yerinde görmek, sahayı koklamak, insanlarla temas halimiz. Geçen haftaki, “yerinden çalışma, üretim” konulu yazım bana 2025in sonlarında Doğu Avrupa’da üç günde altı ülke ve şehirdeki müşteri ve satış noktalarına yaptığımız GOYAyı hatırlattı. Aynı ay içinde bir de Batı Afrika Goyası yapmıştık; gidiş geliş dahil dört günde dört ülke! Fabrikalar, pazarlar ve kakao çiftliği goyası … İki Süper Hızlı GOYA, notlarımdan bol fotolu bir yazı derledim. Yarın saat 11.00’de tüm platformlarda görüşmek üzere…
Yazının tamamını okumak için: https://muratulker.com/tedarik-zincirinin-halkalarindan-haberdar-misiniz/