Yazılarım

Bir iş ancak o işte çalışanlar da mutlu olduğunda çalışmalarının karşılığını aldıklarını düşündüğünde daha verimli sonuçlar veriyor. Günümüzde kurumsal şirketler çalışan mutluluğu da en az tüketici ya da müşteri memnuniyeti kadar önem kazanmıştır. Öyle ki, artık çalışanlara iç müşteri bile deniyor.
Hadi bakalım size bir soru: Bir sunumun, bir iş görüşmesinin veya bir randevunun iyi geçtiğini nasıl anlarsınız? Hemen “ilk görüşte etkilenme olduysa...” diye başlarsınız. Sıklıkla, “ilk izlenim” tuzağına düşeriz. Türkiye’de dahil bütün imaj danışmanları “İyi bir ilk izlenim için tek şansınız vardır,” diye tutturmuşlardır.
Zaman, insanlığa dağıtılmış en adil şey. Zamanı doğru kullanmak ise, giden zaman geri gelemeyeceğinden en önemlisi...
Ağustos ayında birkaç gazetede Amsterdam’ın “Donut Ekonomisi” modeline geçtiğini okudum. Amsterdam Belediyesi tarafından resmi olarak model kabul edilmiş. Atık maddelere uygulanacak döngüsel ekonomi pratikleri ile 2050 yılına kadar döngüsel kent olma hedefi belirlenmiş. Simit modelini kent ölçeğinde geliştirmesi için akademisyen Kate Raworth görevlendirilmiş.
The Times gazetesi Perakende Editörü Ashley Armstrong’un pladis CEO’su Salman Amin’le yaptığı röportaj: Londra’nın kuzeybatısındaki Harlesden’deki McVities fabrikasında, B&Q’dan aceleyle satın alınan plastik duş perdeleri, tesise giren işçiler için münferit el yıkama bölmeleri sağlamak için yerleştirildi. Koronavirüs krizinin zirvesinde sert plastikten yapılmış koruma kalkanının her yerde bulunmayışı, işletmenin güvenlik önlemleri hususunda buluşlar yapması gerektiği anlamına geliyordu.
Hep şu terimleri duyduk, merak ettik, anladık, uyguladık, geliştirdik; pick and place (tut ve yerleştir), besleme makineleri (robotlar), kutulama robotları, asorti kutu dolduran robotlar, otomasyon, input/output, plc, work station, scada, operation research (yöneylem), supply chain (tedarik zinciri), hat/sistem/tesis/fabrika otomasyonu…
Gıda ve beslenme konusunun en çok konuşulan konuların başında geldiğini daha önce yazdım, birkaç kitap önerdim. Konuşulması iyi bir şey, fakat dikkatimi asıl çeken konuşulmayanların daha büyük bir problem olduğu.
Şu sıralar dünyada en çok satan kitap, Pulitzer ödüllü yazar Isabel Wilkerson’un CASTE THE ORIGIN OF OUR DISCONTENTS (Kast Hoşnutsuzluğumuzun Kökenleri) isimli kitabı (*). Geçen ay ABD’de raflara çıkmış. İlginçtir İngiltere baskısında kitabın ismi yine CASTE ama alt başlık The Lies That Divide Us (Bizi Bölen Yalanlar) (**).
Eski yunan efsanesine (bence masal) göre bir heykeltraş olan Kıbrıs prensi Pygmalion’un , kadınlar hakkında beklentisi yüksekmiş ve kendine göre kusursuz bir kadın yapmak istemiş.
İki hafta önce Yönetim Kurulu Başkanımız Ali Ülker ve CEO’muz Mehmet Tütüncü beylerin açıklamalarından görmüşsünüzdür. Yıldız Holding, 2020 yılının ilk yarısında yurt dışı operasyonlarından edilen gelirlerle Türkiye’deki bankalara 600 milyon dolar nakit ve erken ödeme yaptı. Böylece 2018’den itibaren bankalara ödediğimiz toplam tutar 2 milyar 561 milyon dolara ulaştı, hem de yaşadığımız salgın koşullarında.

En çok okunanlar

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN KAYIT OLUN

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN ABONE OLUN