Yazılarım

“Tarih boyunca görülen odur ki, salgın hastalıkların yıkıcı sonuçlarının bir çoğu salgınla değil, salgının ortaya çıkardığı diğer toplumsal sorunlarla alakalıdır. Burada görülmesi gereken, bu boyuttaki bir salgın hastalığın yol açacağı, ortaya çıkaracağı toplumsal ve ekonomik sorunların salgının ortaya çıkışından çok daha önemli olmasıdır”.
İşte tam da bu şekilde tarif etmek gerekiyor RİXOS, Fettah Tamince’nin yaptıklarını! Malum turizm sektörü salgından en çok etkilenenlerden, seyahat kısıtlamaları ve sair sınırlamalar ve insanların bulaşma ve hijyen takıntısı sektörü neredeyse tamamen durdurdu. Peki ne yapılabilirdi? Kimi işletme çalışanlarını çıkararak işi paydos etti. Kimi masraflarını kısarak öylece bekliyor. Velhasıl dağ, sahil, şehir içi tüm konaklamalar ya kapalı ya da çalışamıyor.
Geçenlerde önüme Dünya Ekonomik Forumu’ndan bir oturumun Youtube videosu düştü. Önce 1 saatlik video izlenir mi dedim. Ama biraz izleyince hem konuşanlar ilginç hem kitap ilginç olunca kendimi tüm videoyu izlerken buldum.
Fusion Kitchen diyorlar, Türkçe’ye nasıl çevirmeli acaba? Türkçe’ye sahip çıkıp kaynaşık mutfak mı desek? Asıl soru çok gezen mi, çok okuyan mı çok bilir? Önce okuyup, sonra gezen mi, yoksa gezerken okuyan mı?
Göçebeyim, Göçebe misiniz? Biz Anadolu Türklerinin Psikolojisi: Bir yanımız kalk gidelim diyor, bir yanımız otur!
Yönetim Kurulunda Kadın Derneği, YKKD faaliyetleri gerçek bir iftihar etme sebebi! Yeni projeler ve fikirler ise yolda.
Kutlasak, Kutlamasak… bu suale evet/hayır demek çok basit ve statükoyü muhafaza demek olurdu. Ama tüm bunlardan önce doğum günü kutlamaları, cadılar bayramı (halloween), şükran günü (thanksgiving), noel (Christmas) kutlamaları ile ilgili biraz bildiklerimi, okuduklarımı paylaşayım istiyorum.
25 Ekim 2020’de “İletişim Tarzım: Az konuşurum, ciddiyeti severim, dedikodudan hoşlanmam” başlıklı yazımın Feedback (Geri Bildirim) başlıklı bölümünde “Benim gibi çok defa ‘hayır’ demiyorsanız, neredeyse hiç ‘evet’ de demeyince ‘ne söyledi’ şimdi Murat Ülker, ‘acaba bunu mu, şunu mu kastetti’ diyenler sarpa sardırıyor” diye yazmıştım (1). Halbuki ben onlara basitçe evet/hayır demek yerine belki/sonra diyorumdur. Esas istediğim kendilerinin bir kanaate varmış olmalarıdır.
Geçtiğimiz iki hafta boyunca Dünya Pazarlama Zirvesi’nden yapılan konuşmalara yer verdim. Bu yüzden Sabri Ülker Vakfı’nın bu yıl dördüncüsü 17-18 Kasım tarihleri arasında yapılan Beslenme ve Sağlık İletişimi Konferansı’nda konuşulanlar bugüne kaldı.
Bugün, geçen hafta kaldığım yerden devam edeyim diyorum, ilk yazıma gelen yorumlardan pazarlamaya olan ilginin oldukça fazla olduğunu görüyorum. 6-8 Kasım’da online olarak yapılan EWMS dünya pazarlama zirvesine 80’ne yakın ünlü pazarlama uygulamacısı ve akademisyen katıldığını belirtmiş ve birkaç konuşmayı kendimce özetlemiştim. Bana göre birkaç önemli konuşma daha var, onları da özetledim. Bir örnek olarak ÜLKER markasını irdeledim.

En çok okunanlar

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN KAYIT OLUN

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN ABONE OLUN