Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin çok güzel ifade ettiği gibi; bizim kültürümüzde sofra sadece karın doyurulan bir yer değil, güvenin, bereketin, paylaşmanın ve aile huzurunun merkezidir.
Bu nedenle gıdada şeffaflık meselesi yalnızca teknik bir düzenleme değil; toplum sağlığına ve tüketici güvenine dair çok önemli bir adımdır. İnsanların satın aldığı ürünün içeriğini açık ve doğru biçimde bilmesi, modern dünyada en temel haklardan biridir. Geçen hafta tesadüf blogumda tam da bu konuyu işlemiştim. (Gıda ve Beslenme: Vazgeçilmez Konumuz https://muratulker.com/gida-ve-beslenme-vazgecilmez-konumuz/ )
Bu adımın yakından izlediğimiz küresel bağlamında Avrupa’da benzer uygulamalar var.
Yani şeffaflık artık bir tercih değil, küresel bir standart haline geliyor. Türkiye’nin attığı bu adımı da bu dönüşümün vazgeçilmez ve tamamlayıcı bir parçası olarak görüyorum.
Daha önce yazılarımda da defalarca ifade ettiğim gibi, Tarım ve Orman Bakanlığımızın Türk Gıda Kodeksi kapsamında attığı bu adımın; yanıltıcı ifadelerin azalmasına, tüketici güveninin güçlenmesine ve sektörümüzde daha yüksek bir kalite kültürünün oluşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.
Biz her zaman bu anlayışın yanında olduk, faaliyetlerimizi buna göre gerçekleştirdik. Artık bu yaklaşımın benimsenmesi ve sektör standardı haline gelmesi de bizi ayrıca mutlu ediyor.
Emeği geçen herkesi gönülden kutluyor; sağlıklı, güvenilir ve şeffaf gıda konusunda atılan bu değerli adımı desteklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Katkısı olan tüm çalışma arkadaşlarımızı da canı gönülden tebrik ediyorum.
