TARİHTE TOPLUMDA SOSYAL POLİTİKA ÖZET VİDYO

TARİHTE TOPLUMDA SOSYAL POLİTİKA ÖZET VİDYO

Geçen hafta yazımın başlığı  TARİHTE TOPLUMDA SOSYAL POLİTİKA idi. İki soruyla başladım: Toplumda yardım herkes için hak mı, yoksa ayrıcalık mı? Dayanışma ve yardımlaşmanın kökenini ve sınırlarını hangi değerler oluşturur? Sosyal politika, bu soruların yanıtlarıyla biçimlenir; toplumda kimlerin “bizden” sayıldığını belirler. Ayşe Buğra’nın Kapitalizm Tarihi İçinde Sosyal Politika kitabından yola çıktım, sosyal politikanın tarihsel seyrinde sorulara verilen cevapların değiştiğini ve bunun toplumsal düzenle olan ilişkilerini aktardığını anlattım.

Kitaptaki kronolojiyle bazı sorunların nasıl ortaya çıktığını görmek, bugünü ve yarını anlamaya çalışırken işimize yarayabilir. Benim meselem doğru bir bakış yakalamaktır. Bir anımı paylaşayım. İşçi federasyonunda bir sendika başkanı arkadaşımla karşılaştığımda, takdirle, “Ne çok insan ekmek yiyor sayenizde” dedi. Ben ona “Böyle düşünmüyorum. Bilakis onların sayesinde ben ekmek yiyorum. Ben çalışanlarıma müteşekkirim, zira onlar beni seçtiler çalışmak için, halbuki onların seçenekleri çoktur. Benim ise 80 binden fazla çalışana ihtiyacım var işlerimi görmek için!” dedim. İşte bizim anlayışımız budur. Rızkı veren Allah’tır, insanları birbirine vesile kılar. Tıpkı zekat dağıtırken bize yardımcı olan gönüllü STK mensupları gibi, biz onlara müteşekkiriz.

Okuyamayanlar için yazımın kısa bir tanıtım vidyosu ve linki ekte.

Yarın ÜRETİMİN GİZLİ DÜNYASIna giriyoruz. Hep dijitali konuşuyoruz; bazılarımız dijital bir kimlik oluşturuyor, diğerleri işini dijitale taşıyor, iş yerlerinde dijital dönüşüm var. Bugün modern dünyada en çok kullanılan laf dijital, ama tüm bunlar hayatımızın nasıl ve ne kadarını oluşturuyor? Oysa gerçek olan fiziksel üretim; telefon, kulaklık, kumanda, kapı kolu, sandalye, çanta, anahtar, çikolata, gofret… Aklınıza ne gelirse tümü planlanmış, üretim süreçleri çalışmış, pek çok kişinin emekleri ile var olmuş, farkında mıyız?

Ne zaman bir eksiklik olsa farkına varıyoruz. Salgını hatırlayınız, rafların boşaldığı, aradığımızı bulamadığımız, ulaşamadığınız günleri; 2021 yılında Süveyş Kanalı’ndaki krizde bir dev konteyner gemisi, kum fırtınası yani kötü hava koşulları nedeniyle Süveyş Kanalında kıyıya çarpmıştı; sevkiyat aksadı. Küresel ticarette günlük zarar 10 milyar doları bulmuştu. Bu taşıma kriziydi, ya üretimde veya hasatta olsaydı? Cevaplar için yarın saat 11.00’de tüm platformlara bekliyorum.

 

Yazımın tamamını okumak için: https://muratulker.com/tarihte-toplumda-sosyal-politika/

En çok okunanlar

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN KAYIT OLUN

Benzer İçerikler

En çok okunanlar

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN KAYIT OLUN

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN ABONE OLUN