Geçen hafta “İŞ YERİNDE SİHİR OLUR MU?” diye sorarak başladım yazıma. Sonra da birçok soruyu arka arkaya sıraladım: Şirketinizde çalışan insanlara baktığınızda ne görüyorsunuz? Masraf mı, yoksa potansiyel bireyler mi? Yöneticiniz size “karı artırmak için insanları motive etmeliyiz” dediğinde “yine mi aynı şeyler” diye hayıflandığınız oldu mu?
Sonra Hubert Joly’nin The Heart of Business: Leadership Principles for the Next Era of Capitalism yani İşin Kalbi: Kapitalizmin Yeni Çağında Liderlik İlkeleri kitabı’nı da yanıma alarak bu sorulara cevap vermeye çalıştım.
Joly 2012’de Best Buy CEO’su olduğunda herkes şirketin sonunun geldiğini düşünüyordu. O dönemde Amazon tüm pazarı domine ediyordu, Circuit City çoktan batmıştı, RadioShack iflasın eşiğindeydi. Analistler Best Buy’ın sonunun geldiğini söylüyordu. Bugün, Best Buy dimdik ayakta duruyor. Şirketi batmaktan kurtaran şey ne Amazon’la rekabet stratejisi ne fiyat politikası ne de teknolojik yeniliklerdi. Joly, süreci kitabında çok net olarak anlatıyor. Joly, gerçekten çok ciddi sorunlarla uğraşan ve rekabette geri düşen; ölüm kalım noktasına gelen bir şirketin CEO’su olmayı kabul ediyor. İlk gününde ne yapıyor dersiniz? Takım elbise giyip, toplantı salonlarında yöneticilerle mi görüştü? Finans raporlarını mı inceledi? Tüm üst yönetimi toplayıp resmi bir sunum mu yaptı? Bunların hiçbirini yapmıyor. Peki ne yapıyor? Yazımın kısa bir tanıtım vidyosu ve linki ekte. Hala okuma fırsatı elde edemeyenler için.
Yarınki yazımın başlığı ise “HİÇ DÜŞÜNMÜYORLAR MI BÖYLE YAPARKEN?”. Kat Holmes’un “Mismatch: How Inclusion Shapes Design” (Uyumsuzluk: Kapsayıcılık Tasarımı Nasıl Şekillendirir) isimli kitabından yola çıkarak, tasarımdan ötürü sorun yaşayanlara odaklanan biz yazı oldu. Güzel örnekler de koydum içine. Yani toplumsal alışkanlıkların (proje, ürün, anbalaj her konuda) tasarımları nasıl şekillendirdiğine iyice bir pertavsız tutacağız. Saat 11.00’de tüm platformlarda bekliyorum.
Yazımın tamamı:
https://muratulker.com/is-yerinde-sihir-olur-mu/