Geçen hafta “BIRAK YAPSINLAR” dedik. 2025’in başında piyasaya çıkan, dünyada bugüne kadar 4 milyondan fazla satan, Türkçe baskısı bir ay önce raflarda yerini alan “Let Them Theory” yani “Bırakın Yapsınlar Teorisi” kitabıydı konumuz. Yazarı Mel Robbins de kitapta anlattığı “Bırakınız Yapsınlar Teorisi” döngüsünden geçmiş. Hayatı bir anda değil, zaman içinde raydan çıkmış.
Ve fark etmiş ki asıl yorgunluğu, başkalarını kontrol etmeye çalışmaktan geliyormuş. İnsanların ne yaptığı ne düşündüğü, ne hissettiği…
Tümü onun enerjisini sömürüyormuş. Bir gün kendi kendine söylenmiş: “Let them.” Bırak yapsınlar. Bırak konuşsunlar. Bırak yanlış yapsınlar. Çünkü ne yaparlarsa yapsınlar, bu onların meselesidir. Robbins kitabında bu konuya odaklanıyor. Başkalarının davranışlarını düzeltmeye uğraşmak yerine, kendi enerjinizi korumayı ve hayatınıza devam etmeyi nasıl başarabileceğinizi anlatıyor.
Kolay mı? Değil. Huzura kavuşur musunuz? Belki. Yazının tamamını okumak isteyenler için linki ve kısa bir tanıtım vidyosu ekte.
Yarın çok ilginç bir o kadar da keyif veren bir konuda kalem oynatacağım: Yaş alırken sakin kalabilmek. Almanca “Gelassenheit” kavramı yani RIZA yani TESLİMİYET’ten söz edeceğim. Türkçeye çevrildiğinde tam karşılığını bulmak zor; sakin veya dingin olmak, yoksa hayatı olduğu gibi kabullenmek mi? RIZA hali; hayatın her anını, tüm iniş çıkışlarını, tüm gerçekliğini olduğu gibi kabullenmek, huzur içinde yaşayabilmek. Yarın saat 11.00 bu konunun tüm detaylarını öğrenmek üzere tüm platformlarda görüşmek üzere.
NOT:
Tevekkül, Arapça “vekl” kökünden türemiştir ve başkasının işini üstlenmek, birine güvenmek ve işi ona havale etmek anlamına gelir.
Tevekkül, çalışmayı ve maddi ve manevi sebeplere başvurmayı reddetmez; bilakis Allah’a inananın işini azimle yaptıktan sonra sonucun ilahî takdire ait olduğunu içselleştirmesiyle insanı moral çöküntüsünden, umutsuzluktan korur.
Yazımın tamamı: https://muratulker.com/her-seyi-kontrol-etmek-istegimizden-vazgecebilir-miyiz/