Geçen hafta İstanbul Erkek Lisesi Mezunu arkadaşlarla buluşmada ikinci sorularına verdiğim cevabı yayınladım. Tekrar hatırlayalım. İlk SORU şöyleydi : Şirket yönetimi, yönetim tarzının yıllar içinde değişimi, gelişimi ve ileriye yönelik öngörüler. https://muratulker.com/y/yonetim-tarzim-yillar-icinde-nasil-ve-nereye-evrildi/) İkinci soru ise şöyleydi: SORU 2: Türkiye’den dünyaya nasıl açılınır? Global bir iş modeli nasıl yaratılır? Uzmanlar markaların küresel pazarda nasıl büyüyebileceğini anlatan 8 […]
Geçen hafta İstanbul Erkek Lisesi mezunu arkadaşlarla bir araya geldiğimizi, onların sorduğu sorulara cevaplar verdiğimi yazmıştım. Geçen hafta yer verdiğim ilk soru idi. Yani şu: SORU 1: Şirket yönetimi, yönetim tarzının yıllar içinde değişimi, gelişimi ve ileriye yönelik öngörüler. 1986’de ilk genel müdür olduğum yıldan başladım, yetki devrini nasıl öğrendiğimi anlattım, sonra da […]
YARIM ASIR SONRA İEL MEZUNLARI NE SORMUŞ? Geçen lise mezunu arkadaşlarla bir araya geldik, daha doğrusu beni çağırdılar. Cevabı ilginç olabilecek sualler hazırlamışlar, cevapladım. Sizin için de buraya yazıverdim ve vidyosunu kısaltarak eke koydum. SORU 1: Şirket yönetimi, yönetim tarzının yıllar içinde değişimi, gelişimi ve ileriye yönelik öngörüler. SORU 2: Türkiye’den dünyaya nasıl açılınır? Global […]
Geçen hafta yazımın başlığı “BALIK TUTTUNUZ MU HİÇ OKYANUSTA” idi. Hani derler ya emekli olup balığa gideceğim. Tabii tabii balıklar da bekliyorlardı, siz emekli olun diye 😀 Ben balıkların farkına varıp, avlanmaya başladığımda ilk Boğaziçi köprüsü daha yapılmamıştı. O zamanlar balık boldu… demeyeceğim, zira eskiye özlem gibi bir adetim yok. Şimdi de balık var ama […]
Geçen hafta yazıma “DİJİTAL SÜRÜLER HALİNE Mİ GELDİK?” diye bir soruyla başlamıştım. Konumuz modern filozof Byung-Chul Han’ın kitapları etrafında şekillendi. Enfokrasi isimli kitabından yola çıkıp, benzer fikirler ileri sürdüğü diğer kitaplarına bakıp modern dünyanın en çok okunan filozofunun görüşlerine bir yolculuk yaptık. Han bir söyleşisinde aktardığı, gökyüzüne bakarak aldığı radikal kararı şu: “GÖKYÜZÜ O […]
Geçen Hafta röportaj konuğum Ali Sabancı idi. Ali Bey tanıştığımızdan beri sohbetini özlediğim bir kardeşimdir. Rahmetli Sakıp beyle görüşürdük. Bence Ali onun kendisine en çok benzeyeni ailede. Tabii her kişi farklıdır, özgündür. Zaten Ali bey görüşmemizde eğlenceli ve samimi bir filozof olduğunu gösterdi. Biraz uzun konuştuk; ama inanın kısası eksik kalacaktı. Zaten hepsini sıralamadım. […]
Geçen hafta röportaj konuğum değerli iş insanlarımızdan Bülent Eczacıbaşı idi. Bülent Bey de işini devam ettirirken artık benim gibi yazarak meraklılarıyla iletişim kuruyor. Bülent beye işiyle ve özel hayatıyla ilgili sorular sordum. O da sağ olsun hepsini titizlikle yanıtladı. Tüm bunları özel yaşam, değerleriniz vb gibi VIII alt başlık altında sıraladım. Bülent beyin söylediklerinden bazı alıntılar: […]
Geçen hafta Hanzade Doğan ile yaptığım röportajı yayınladım ve başlığı “EKİP ARKADAŞLARIMLA BERABER ORTAK BİR HEDEFE KOŞMAYI SEVİYORUM” idi. Geçen hafta başka internet sitelerinde, çeşitli sosyal medya hesaplarında da yayınlanan bu röportajın okuru bol oldu. Hanzade Hanım’ın cevaplarından bazı ipuçlarını da vereyim: “Babamın tavrı genellikle tutucuydu. Kızları dışarı çıksın tercih etmezdi, arkadaşlarımız bize gelirdi. Bu […]
Geçen hafta HZ. HATİCE EVİ KAZISI başlığı altında Hz. Hatice Evi Kazısı hakkında okuduğum, Ahmed Zeki Yamani tarafından meydana getirilmiş bir kitaptan söz ettim. Aralık son haftası umre ve piyasa goya yapmak için Hicaz’da idim. Adetim olduğu üzere müze, ören yerleri, mesela kutsal Hac ziyareti mekanlarını, Sevr ve Hira mağaralarını ziyaret ettim. Daha önce dikkatimi […]
Geçen hafta gıdaların içerikleri, tehlikeler, zararlı olup olmadıklarıyla ilgili bir yazı yazdım. Bunun nedeni bazen yazılarımın altına yorum yazarak, soru sorarak gerçekten işin doğrusunu öğrenmeye çalışanlardı. Yazımın başlığını da “MESELE NEREDE? SÖZDE UZMANLAR MI, SOSYAL MEDYA MI YOKSA ULTRA İŞLENMİŞ GIDALAR MI?” İdi. Ama işin gerçeğine kulak tıkayan, yanlışın yayılmasından nemalanan troller yine işlerine geldiği gibi cımbızlayarak […]