Iletisim

Stratejik iletişim, modern dünyada artık iletişimin esasını oluşturuyor. Artık belirli bir uzmanlık alanı olmanın ötesinde; toplumun her kesimini ilgilendiren mühim bir konu oldu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yayımlanan “Stratejik İletişimde Yeni Akımlar”, “Yeni Medyada Kriz İletişimi Rehberi” ve “Stratejik İletişim Terimleri Sözlüğü” kitapları, bu alandaki düşünsel ve yapısal yaklaşımın üç dikkat çekici örneği olmuş. Stratejik […]

Geçen hafta yazımın başlığı “İTİBARDAN TASARRUF OLMAZ AMA İSRAF HARAMDIR” idi. İtibar yazdım. Güven duygusunun üzerine inşa edilmiş bir itibarın, sadece ticari başarı değil, aynı zamanda toplumda saygınlık anlamına geldiğini belirttim. Güçlü bir itibar, markanızın zirve yolculuğunda şarttır. Müşterilerin tercihi güvendikleri ve saygı duydukları markalardır. İtibarlı bir şirket veya organizasyon, tüm paydaşlarıyla ilişkilerinde, iyi yetenekleri […]

ÖNYARGILI MIYIZ HEPİMİZ? Evet, tabii ki, hatta bunu en çok eleştiren, bu konuda film ve anlatılarla toplumu eğitmeye çalışan Batı bile… Ben çocukluğumda o kötü tercüme edilmiş filmlerde duymuştum bu haykırışı ilk defa: BENİ YARGILAYAMAZSIN! Ve anlamamıştım ta ki bir gün aklım erene kadar. Bizde sık şikayet konusu olan Batının çifte standardından hiç onların şikayet […]

Ben mi Sizi Yanlış Anladım, Yoksa … İnsanlar birbirleriyle konuştuğunda, yazdığında, birbirini dinlediğinde, hatta okurken ortaya çıkabilecek sorunları tahmin bile edemezsiniz. Bunları tanımlamak ve açıklamak için kim bilir sizin dünyanızdan kaç düzine örnek verebilirsiniz. Aslen doğru iletişim ne kadar ender ve zor gerçekleşiyor. Dil becerilerimiz güçlü olabilir, ancak tüm iyi niyete rağmen iletişim çeşitli şekillerde […]

Kurumsal İletişim Rezil De Eder Vezir De… Geçen hafta teknolojik yenilikler ile birlikte Kurumsal İletişim konusunun  giderek çok daha önemli bir konuma geldiğini anlattım.  Artık Kurumsal İletişim, Big Data, AI kullanılarak uzmanların içgörüleri sayesinde işyerinde çevresel sürdürülebilirlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık vb konularda pozisyon alarak, toplumsal refah, ırkçılık, cinsiyetçilik ve diğer ahlaki ve etik son derece […]

Önyargılarım olduğunu kabul edenlerdenim. Bu benim için bir övünç kaynağı mı? O konuda emin değilim. Rahatsız mıyım? Ondan da emin değilim ama bildiğim önkabullerimin olduğudur. Bu nedenle bir arkadaşım Örgüt Psikolojisi Profesörü Adam Grant’ın Think Again: The Power of Knowing What You Don’t Know (Yeniden Düşün: Bilmediğinizi Bilmenin Gücü) isimli kitabı (*) için “yeni çıktı, önyargıları anlatıyor, çok iyi kitap, […]

25 Ekim 2020’de “İletişim Tarzım: Az konuşurum, ciddiyeti severim, dedikodudan hoşlanmam” başlıklı yazımın Feedback (Geri Bildirim) başlıklı bölümünde “Benim gibi çok defa ‘hayır’ demiyorsanız, neredeyse hiç ‘evet’ de demeyince ‘ne söyledi’ şimdi Murat Ülker, ‘acaba bunu mu, şunu mu kastetti’ diyenler sarpa sardırıyor” diye yazmıştım (1). Halbuki ben onlara basitçe evet/hayır demek yerine belki/sonra diyorumdur. Esas istediğim kendilerinin bir kanaate varmış olmalarıdır.
Hadi bakalım size bir soru: Bir sunumun, bir iş görüşmesinin veya bir randevunun iyi geçtiğini nasıl anlarsınız? Hemen “ilk görüşte etkilenme olduysa...” diye başlarsınız. Sıklıkla, “ilk izlenim” tuzağına düşeriz. Türkiye’de dahil bütün imaj danışmanları “İyi bir ilk izlenim için tek şansınız vardır,” diye tutturmuşlardır.

En çok okunanlar

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN KAYIT OLUN

GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN ABONE OLUN